0Yorum

Her Yönüyle Sanatçı

 

 

         21 yıl önce Siirt’te genç rütbede atandığım Askeri Gazino Müdürlüğü görevini büyük bir sevgi ve heyecanla sürdürüyordum. Siirt Tugayı Karargahı, Malatya’da bulunan 2’nci Ordu Komutanlığı’na bağlıydı. Ordu Komutanı, titizliği ve kendisine takılan “atom karınca” lakabıyla tanınan Orgeneral İbrahim Türkgenci idi. İbrahim Paşa her nedense Siirt’i ve bizleri çok sevmişti, sık sık gazinomuzda konaklardı. Her seferinde de “Üsteğmenim Malatya’ya gel de bizim ordu evini bir gör” derdi. Bu daveti helikopter pilotları da sık sık yapardı. Pek çok kişiden Malatya Ordu Evi ile ilgili aynı methiyeleri duyunca bir hafta sonu henüz yeni yürümeye başlayan Koray’ı da arka koltuğa uzatıp Malatya’nın yolunu tuttuk. Yol güzergahındaki Diyarbakır ve Elazığ hakikaten cennetin bir parçası. Dağların yamaçlarındaki kayısı ağaçlarını görmeye başlayınca Malatya’ya geldiğimizin işaretleriyle karşılaşmış olduk. Yıllarca bu güzergahta seyahat ettim. İçim cızlayarak bu coğrafyada neler yapılmaz ki diye hep sitem etmişimdir!

         Ordu evini görünce ve o zamanın koşullarında muhteşem bir yapı, olağanüstü bir peyzajla karşılaşınca kendimi başka dünyalara gelmiş gibi hissettim. Belli ki günü kurtarmak için çalışan bir müteahhit yapmamış; belli ki yapan kişi amatör ruhlu, sanatçı kişilikli bir insan.

         Yıllar sonra Ankara’da Malatya Ordu Evini yapan kişinin Yöntaş’ın sahibi Yaşar Öncan olduğunu öğrenince tahminimdeki yanılmazlığın şımarıklığını yaşadım. Yaşar Bey gerçekten de inşaat alanında olduğu gibi, Türk sanat müziğinde de oldukça başarılı, besteleri TRT’nin repertuarına girmiş ince ruhlu bir sanatçı. Her işinde ciddi, tüm canlılara karşı iyiliksever muhteşem bir kişilik.

ANKARA’NIN NEFESİ KORU OTELİ

         Dünyada yeni bir trend olan gastro-turizm, mesleğim gereği çok eski yıllardan beri ilgimi çekerdi. Hiçbir yerde yiyemediğim tandırı, kabak tatlısını, manda kaymaklı ekmek kadayıfını, fırın sütlacını yemek için hafta sonları Bolu’daki Koru Oteli’nin yolunu tutardım. Pek çok Ankaralı ve İstanbullunun benimle aynı zevki paylaştığını da biliyorum. Bu kadar yemekten sonra aldığınız bütün kalorileri otelin arka tarafında bulunan 120 dönümlük çam ormanında yürüyerek, hem de ciğerlerinizi ödüllendirerek veriyorsunuz. İnanın sırf Koru Oteli’nde yemek yemek için İstanbul’a seyahat ederken kara yolunu seçen pek çok dostumu biliyorum. Bir de yanı başında organik ürünler satan market yıllarca özlediğim tatlara kavuşmanın heyecanını her zaman yaratmıştır. 

EĞİTİMİN GÖNÜLLÜ DESTEKÇİSİ

         Yaşar Öncan’ın sahibi olduğu Yöntaş şirketi, Kuveyt’ten Dubai’ye kadar pek çok yabancı ülkede barajdan, otele; su yolundan, modern inşaatlara kadar çok sayıda esere imza atmıştır. Yurt içinde sayısız güzel yapılar inşa eden Öncan, memleketi Malatya’yı hiçbir zaman unutmamıştır. Kendi adıyla anılan İlköğretim Okulunu yaptırmakla kalmayıp, sürekli ziyaret etmekte ve okulun ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Eğitim alanında sayısız hizmetlerini sessiz sedasız yürüten Öncan, gönlü çok zengin bir iş adamıdır. Onun için istihdam etmek, insanların aş ve iş bulmasında, eğitim almasında katkı sağlamak her şeyin ötesindedir. Yıllar önce Batı Karayipler’e yaptığımız bir seyahatte Haiti’nin Labadee adasında Hindistan cevizi satan nur yüzlü bir ihtiyar adam görmüştü. Sıcakta fazla beklemesin diye adamcağızın elindeki bütün Hindistan cevizlerini nasıl mutlulukla satın aldığını görünce ben de çok duygulanmıştım.

         Siz sevdiğiniz işlerde çalıştığınızda akıp giden saatlerin fısıltıları içerisinde müziğe dönüşen bir “ney”e benzersiniz. Şuna da emin olun ki hayatın size sunduğu en iyi ödül yapmaya değer işlerde çok çalışma fırsatıdır. İyi pazarlar.

 

Yorum Yazın