0Yorum

Gastro Diplomaside Mutfağın Yeri

Geçtiğimiz cumartesi günü Beykoz’daki Cam ve Billur Müzesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın davetine katıldım. “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabının tanıtımı için ünlü şefler, gastronomi yazarları ve sektör temsilcileri bir araya gelmişti.

Yemeğin düzenlendiği müze inanılmaz etkileyiciydi, böyle bir yeri daha önce keşfetmeyişimin burukluğunu yaşadım.

Mutfak diplomasisi yüzyıllardır devletlerarası ilişkilerde her zaman kritik rol oynamıştır. Tarihçiler ve siyaset bilimi uzmanları, iyi bir yemeğin devletlerarasında verilecek mesajlar açısından son derece önemli olduğunu vurgularlar.

Yakın tarihte bunun en canlı örneklerinden birisiyim. 1998 yılında Karadeniz’de olta ile tutulmuş bir levreği ABD Savunma Bakan Yardımcısı Jan Lodal’a ikram ettikten sonra Pentagon’a yemek dersi vermeye davet edildiğim günü dün gibi hatırlıyorum.

Domates krizinin çözümü için bir gün önceden ülkemize gelen Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u restoranımda ağırlayıp, Moskova aksanı Rusça konuşarak kendim servis yaptıktan sonra ertesi gün gerçekleşen toplantıya nasıl olumlu yansıdığını bizzat öğrenmiştim. Merhum Büyükelçi Karlov’u dışarıya hiç çıkmak istemediği bir dönemde restoranıma davet edip Rusya Türkiye ilişkilerinin kısa sürede çözülmesine lezzetli yemeğin nasıl etki ettiğini ileride anılarımı içeren kitabımda anlatacağım. Bunun gibi daha neler var neler…

Bir zamanlar Dışişleri Bakanı Talleyrand’ın Napolyon’a “Bana iyi şefler verin, size harika anlaşmalar hazırlayayım” dediğini tarihçilerimiz çok iyi bilir.

TÜRK MUTFAĞI KİTABI

İşte bu amaçlarla yola çıkıp gastronomi alanında ülkemizi tanıtmak için kolları sıvayan Emine Erdoğan güzel bir eserin ortaya çıkmasına vesile olmuş. “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabının genç şefler için eşsiz bir kılavuz olacağını söyleyen Erdoğan gerçekten mutfağımızda en önemli konulara değinen güzel bir konuşma yaptı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan kitabın Emine Erdoğan himayelerinde gerçekleşmesi titiz çalışmanın sonuç almasına vesile olmuş.

Son yıllarda üslubunu, yazılarının içeriğini en beğendiğim yazarlardan Ebru Erke’nin de büyük emeğinin olduğu “Türk Mutfağı” adlı eser tam bir başucu kitabı.

“Ülkemizin lezzet dolu güzergahlarının her biri, gastronomi merkezi olmaya adaydır” diyen Emine Erdoğan, sıfır atık projesinde olduğu gibi bu konuda da öncülük yaptı. Atık camlardan yapılan ve her katılımcıya hediye edilen “Boynuz ve Mercan Saplı Sedef Tatlı Kaşığı” da çok manidardı. Emeklerinize sağlık.

Yorum Yazın

Son Yorumlar