0Yorum

Turizm Aşığı İnsanlar

Tanınmış kadın romancı Virginia Woolf, hatıratında bir romanın iyi bir eser olup olmadığına nasıl karar verdiğini şu şekilde ifade etmiştir:

“Bir romanın, iyi bir eser olup olmadığını anlamak için, okuyanın hayat görüşüne herhangi bir katkı yapıp yapmadığına bakarım. Ortaya konan her eser, insanlığa bir yarar sağlamalı, onda olumlu gelişmeler meydana getirmelidir. Başarılı ve iyi bir eserin temel özelliği budur.”

Tayyar Zaimoğlu, Çukurova bölgesinde turizm alanında yaptığı kalıcı eserlerle uzun yıllar yakın takibime giren ve başarıları ile gurur duyduğum bir işadamıdır.

Bundan 13 yıl önce zarif eşi Zeynep Hanım’ın doçentlik sınavı için Ankara’ya geldiğinde Trilye’ye uğramıştı Tayyar Bey. Turizmle ilgili yapmak istediklerini anlattıkça gözleri pırıl pırıl oluyordu. Müthiş bir istek ve arkasında eser bırakma arzusu vardı içinde. Daha sonraları Ankara’ya gelişlerini sıklaştırdı. Her türlü turizm etkinliğine zaman ayırdı.

ADANA’NIN MARKA GURUSU

Babası Abdullah Bey’in Zaimoğlu Manifatura’yı kurarak, kaliteli ve bol çeşidi ucuza satıp herkese eşit ve iyi hizmet sunmak felsefesiyle işlerini yürütmesi, yakalanan başarıdaki ilk ivme oldu. Adana’nın ilk çok katlı mağazası Skala açılınca Avrupai bir hava geldi şehre.

Zaimoğlu’nun içindeki turizm çocuğu bu sektöre yönelmesini arzuluyordu sürekli olarak. 1986 yılında Zaimoğlu Oteli açılıp aynı felsefe otelcilikte de sürdürülünce kısa sürede tüm Türkiye’ye yayıldı şöhreti. Dört kez “Altın Anahtar Ödülü” alan otelde kabına sığmayan ve yemeğe olan sevgisi hep var olan Zaimoğlu, çok küçük alanda 3 – 4 bin kişilik yemekler hazırlayarak büyük operasyonlara imza attı. Kebap, şalgam ve pamuk dışında diğer özellikleri ile pek fazla bilinmeyen Adana, Zaimoğlu ile tanınmaya, içindeki cevherleri parlatmaya başladı. Kendi kendini yetiştiren, öğrenmeye çok açık bir insan olan Tayyar Bey, edindiği bilgi birikimiyle Adana’nın eğlence ve hizmet sektörüne yön verecek olan Park Zirve’yi 2005 yılında kurdu ve kısa sürede sektörün amiral gemisi durumuna geldi.

YEPYENİ GEREKLİ

Her sektörde çağımızın hızlı gelişmesiyle, yeni diyebileceğimiz ürünler çok çabuk eskiyor ve her zaman yepyeniyi yaratmak zorundasınız. Bu konuda ağır kalırsanız hayat geç kalanları affetmiyor bazen. Bu düşüncesini, iş hayatına yansıtan Tayyar Zaimoğlu, sektörde çabuk yıpranıp, ürünü çabuk eskitmemek için her gün işine yeni başlamış gibi yenilikler peşinde koşar. “Yenilenmeyen yenilir” ilkesiyle hareket eder her zaman. İletişimde olduğu her insandan unvanına bakmaksızın bir şeyler öğrenmeye çalışan Zaimoğlu, tanıdığım en mütevazı insanlardan biridir. Yüzündeki tebessüm, insanlara yaklaşımı onu hep farklı kılmıştır. Sürekli bir şeyler yapmak, inovasyona önem vermek onun doğasında vardır.

ADANA’YA BİRÇOK MARKA GETİRDİ

Tayyar Zaimoğlu, Adana’yı dışa açtı adeta. Ünlü markaları birer birer yerleştirdi şehre. İlk kez The North Shield ile başladı işe. Kısa sürede Adana’ya uyarlayıp restoran ve bahçe kültürü oluşturdu. Çocukluğunun geçtiği Ziya Paşa Bulvarı’na bu mekanı taşıyınca bulvarın kulvarını değiştirdi adeta.

Emirgan Sütiş’i de taşıdı Adana’ya Zaimoğlu. Kafasına koymuştu bir kez lezzetin diyarı olma fikrini. Onbaşılar Kebap’a da el attı. 1980’li yıllarda tanıdığım Onbaşılar Kebap’ta yediğim Adana kebabın tadını uzun süre damağımda taşıdım. Ama bir süre sonra ismi unutulmaya başlamıştı. Tayyar Bey bu markayı da yeniden ayağa kaldırdı. Markaların uzun yaşamaması ülkemizin en önemli sorunlarından. Bilimsel yaklaşımlara özel ilgisini de ekleyince Onbaşılar, eski günlerinden daha güçlü bir konuma geldi. Mısır’da ve İskenderiye’de Onbaşılar Kebap açan Zaimoğlu, 10 yılda 10 şube hedefiyle Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkelerde de bu markayı büyütmek istiyor.

Dürüst, çalışkan ve daima geleceğe yatırım yapan Tayyar Zaimoğlu, babasından ne gördüyse o yolda yürüdüğünü, çocuklarının da aynı misyonu yürüteceğine inandığını sık sık dile getirmektedir.

ÇUKUROVA’NIN SÖNMEYEN YILDIZI

Tayyar Zaimoğlu, gurme, otel ve restoran dernekleri üyelikleri ile de gastronomi ve turizm sektörüne çok önemli hizmet vermektedir. Bu işleri baştan savma değil, yüreğiyle yürütmektedir. Bazı gurme yemeklerinde karşılaştıysak da davet ettiği önemli etkinliklere yoğunluğum nedeniyle gidemedim ancak başarılı çalışmalarını hep gıpta ile izledim.

Çukurova Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin (ÇUKTOB) kurulmasında önderlik yapan ve birliğin başkanlığını 2014 yılına kadar yürüten Tayyar Zaimoğlu, tek tek illeri değil, Çukurova’yı bütün olarak ulusal ve uluslararası düzeyde bir turizm merkezi yapmak istediğini belirtmektedir.

Bu yıl Adana’da 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nda da büyük emeği geçen Tayyar Zaimoğlu, bir turizm gurusudur. El attığı her işi en mükemmel şekilde yapma gayretindedir. Adana’nın önemli tarım ürünlerinden narenciyenin kebaptan, pastaya kadar dahil olması yaratıcılığının sergilendiği karnavalda, sosyal sorumluluk projelerine yönelik çalışmalar da yer alınca Tayyar Bey hedeflere ulaşmanın mutluluğunu yaşamıştır.

Çukurova bölgesinden son yıllarda güzel haberler gelmeye başladı. Yıllar önce Tayyar Bey’in attığı temellerin meyvelerini vermesidir bunlar. Gerçekten gece gündüz demeden, bölgede turizmin geliştirilmesi ve tanıtılması amacıyla çok sayıda toplantı, konuşma düzenler. Yiyecek içecek sektöründe ve turizmde yapılması gerekenler içerikli kitap bastırılması, fuarlara katılım, tanıtım etkinliklerine öncülük etme gibi çalışmalarda cansiperane çalışan Tayyar Bey, başkentteki toplantılara geldiğinde de fırsat bulduğunda yakın dostlarıyla Trilye’ye uğrar. Sevecen ve sempatik yaklaşımıyla güneyin sıcaklığını getirir hemen. O gelince ısınırız, saatlerce süren hoş sohbetine eşlik ederiz ve Adana’yı çok yakınlaştırırız Ankara’ya.

Yardımsever, duygusal ve sevdiği işine odaklı, müstesna bir insan olan Zaimoğlu’nun güneyde gelişen turizme katkıları yadsınamaz. Ama “Daha güzel günler göreceğiz” deyip bölgenin canlanmasına büyük emek harcamaya devam etmektedir.

O, hep çok çalışmış ve başarılı bir insan olmak için çaba sarf ederken gönlümüzde her zaman değerli bir insan olarak yer etmiştir. İyi pazarlar.

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.