0Yorum

Edebiyata Gönül Verenler

Zamanın birinde, çok akıllı iki kardeş yaşarmış. Etrafındaki ve okuldaki bilgiler kendilerine yetmediğinden, annesi onları bulundukları beldenin bilge adamına götürmüş.

Kardeşler bilge adama pek çok sorular sormuşlar ve her defasında kendilerinin tatmin olduğu cevaplar almışlar. Bundan çok memnun olan kardeşler, bir müddet bilgenin yanında kalıp daha çok şeyler öğrenmek için annelerinden izin istemişler ve bilge adamın yanında kalmışlar.

Bilge adama sordukları ve aldıkları cevaplara sevinip mutlu olan çocuklar bir süre sonra bu işten sıkılmaya başlamışlar. Bilgenin bilemeyeceği bir soru bulmamız lazım diye düşünmüşler.

Kardeşlerden biri “Buldum” demiş, “İki elimin arasına bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım. Avcumun içinde bir kelebek var, canlı mı ölü mü? Ölü derse kelebeği bırakacağım, canlı derse avcumu hafifçe bastıracağım. Her ne derse, cevabını bilemeyecek!”

Kelebeği ellerinde tutan kardeşlerinden biri, kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış ve sormuş: “Avcumun içinde bir kelebek var, canlı mı ölü mü?”

Bilge, uzun uzun çocuğun gözlerinin içine bakmış ve cevaplamış: “Senin ellerinde evladım, senin ellerinde…”

Aşkınız, geleceğiniz, gençliğiniz, hayatınız, her şeyiniz, huzurunuz, mutluluğunuz sizin ellerinizde…

Oya Akçizmeci, ellerinin hüneriyle kalemini konuşturan ve son yılların en çok beğeni kazanan edebiyatçılarından biridir. Onun elleri sadece roman yazmaya değil, müthiş sanat eserleri yapmaya da yeteneklidir. On parmağında on marifet bulunan Oya Akçizmeci, çok değerli bir ağabeyim olan Emekli Mühendis Tuğgeneral Kadir Akçizmeci’nin sevgili eşidir.  

KULELİ GÜNLERİ

Kadir Akçizmeci, hem Gelibolulu hemşerim, hem de Kuleli Askeri Lisesi’nden itibaren öğrencilik yıllarımızın pek çok anılarla geçtiği değerli bir dostumdur.

Çok zeki ve çalışkan olma özelliği ile Kuleli’nin ilk yıllarından itibaren belirgin bir şekilde kendini gösteren Kadir Bey ile izinlere gidiş gelişlerimiz hep aynı otobüste olurdu.

Bir gün bayram iznine gitmiştik. Otobüs firması öğrencileri Gelibolu terminalinde bırakıp hızlıca yoluna devam etti ve tam saatinde kalkan Eceabat Çanakkale feribotuna yetiştik. Sağ salim evimize geldik. İki saat sonra karşılaştığımız kendisine çok düşkün olan Kadir Paşamın babası Mehmet Bey,  oğlunun valizini yanlışlıkla Çanakkaleli öğrencilerden birinin aldığını ve aradığını söyledi. Böyle hakikatli bir baba, cep telefonu olmayan bir dönemde iki saat gibi kısa bir sürede oğlunun valizini bulup karşılıklı değiş tokuşu yapmış ve Gelibolu’ya dönmüştü.

Yıllar sonra Kadir Akçizmeci, çalışıp didinip General rütbesine terfi etti ve kritik görevlerde yer aldı. Kadir Bey’in eşi Oya Hanım’la da yıllar sonra tanıştık.

EDEBİYAT TUTKUSU

Hayatımda tanıdığım en mütevazı insanlardan biri olan sevgili Kadir Akçizmeci’nin eşi Oya Akçizmeci, tam bir zarafet örneğidir. Kibarlığı, asaleti, alçak gönüllülüğü, vefa duygusu, kadir kıymet bilirliği, onu farklı yapan özelliklerinden sadece birkaçıdır.

Adana’da dünyaya gelen Oya Akçizmeci’nin çocukluğu ve gençliği Beşiktaş’ta geçti. Beşiktaş Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra Gazi Üniversitesi’nden mezun oldu. Yaşantısının büyük bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı orta dereceli okullarda öğretmenlik yaptı. Öğretmenlik yıllarından itibaren edebiyata büyük ilgi duydu.

2019 yılında ilk kitabını yayınladı. Bir çırpıda okuyacağınız “Ümit Penceresi” isimli kitabında Oya Akçizmeci, arka plana yerleştirdiği Cumhuriyet’in ilk yıllarını bir kadın, bir öğretmen ve büyük bir aile üzerinden müthiş sürükleyici ve heyecan verici hikayeye ustalıkla dönüştürüyor. Akıcı bir dille yazılan kitabı okurken kendi geçmişinize çağrışım yapıyorsunuz. Zaman zaman hüzün kaplıyor içinizi, zaman zaman da neşeye boğuluyorsunuz. Bir neslin kaderine ortak olacağınız bu eseri Cumhuriyet’in kadın öğretmenlerine hediye eden Akçizmeci, geçtiğimiz hafta “Saçlarımdaki Rüzgar” isimli yeni kitabını imzalayıp getirince hafta sonumu nasıl geçireceğime dair bir tereddüt bırakmadı. Genç bir sanatçının hırslarını, iç dünyasındaki karmaşanın özel ilişkilerine nasıl yansıdığını, tarihi bir çerçeve içinde sunuyor. Hayal gücünün çok kuvvetli olduğunu bildiğim, çok okuyan, çok gezen Oya Akçizmeci, yeni kitap hazırlıklarına başladı bile.

YELKEN VE GOLF TUTKUSU

Deniz ürünlerine oldukça düşkün, özellikle sardalye, lüfer, uskumru gibi yerli balıklarımızı seven Oya Hanım, aynı zamanda yelken yapmaya da ilgilidir. Golf sporuna da meraklı olan Akçizmeci’nin dostluk ilişkileri de çok iyidir. Çünkü o öncelikle kendisiyle barışıktır, bulunduğu ortama pozitif enerji yayar, paylaşmayı sever.

İyi bir anne olan Oya Akçizmeci’nin Özge adında bir kız evladı var. Özge Akçizmeci’nin kurduğu şirket iki buçuk yıl içerisinde dünya devlerinin ilgisini çekti ve iyi bir değere Yugov’a satıldı. Altı kıtada 64 yabancı firma ile çalışır hale geldi. Özge Hanım’ın müthiş başarı öyküsü ayrı bir makale konusu…

Yüreğinin götürdüğü yolda yürüyüp hayallerine kavuşan Oya Akçizmeci’nin eserleri gerçekten edebi bir değer taşıyacaktır. Edebiyata olan tutkusu kalemine yansımış olan Oya Hanım, öğretmenlik yaptığı yıllarda ülkemize kendisi gibi çok değerli öğrenciler yetiştirmiştir. Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenler gerçekten eli öpülesi insanlardır. Çocuklarımızı hep gözümüz kapalı olarak onlara teslim ettik. Böyle yüce bir meslekte yıllarca emek verdikten sonra edebiyat alanında böyle güzel başarıları yakalamış Oya Akçizmeci’yle ne kadar gurur duysak azdır. İyi ki varsınız.

Ruhumuzun okşanması dinlenmesi için yeni romanlarınızı da bekliyoruz. Yolunuz açık, rüzgarınız bol olsun…

Gerçekten yapmak istediklerinden asla vazgeçme. Büyük düşleri olanlar, gerçekleri bilenlerden daha güçlüdür. İyi pazarlar.

Not: Bu zor dönemde görevlerini fedakarca yerine getiren tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.

Yorum Yazın