Fransa'nın Mutfak Çıkarması

Genelkurmay Başkanlığı’nda görev yaptığım son dönemlerde hiç unutamadığım bir öğle yemeği var. Fransız Genelkurmay Başkanı, Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ile resmi görüşme için gelmişti.

Geleneksel yemeklerimizden bir menü hazırlamıştım konuk komutana. Gastronomin duayeni olan bir ülkenin en üst düzey konuğunu ağırlayacağım için heyecanlıydım. Başlangıç yemeği ile birlikte konu mutfaktan açıldı. Ara sıcaklar, ana yemek, zeytinyağlılar ve tatlı sunulurken konu derinleşti. Sonunda meyve servisinde konuk Genelkurmay Başkanı mutfak sanatına olan ilgisini kanıtlamak istercesine “Durun size muz servisinin nasıl yapıldığını göstereyim” dedi. Bıçak ve çatal yardımıyla bir heykeltıraş gibi iki hamlede muzu kabuklarından ayırdı. Donakalmıştık. Ama sonra saate bakınca izin istedi, “Gitmeliyim, iş görüşmesi için başka bir zaman geleyim” dedi. Konaklamalı gelmeyen Fransız Genelkurmay Başkanı gerçekten de yemek dışında bir şey konuşamadan havaalanı yolunu tuttu.

MUTFAKTA ÇOK TUTUCULAR

Louis hükümdarlığı döneminde altın çağını yaşayan Fransız mutfağı günümüze kadar bütün dünyada haklı bir ün yaptı. Günümüzde Fransız şefler ürünlerin lezzetini mümkün olduğunca koruyarak, geleneğin iyi yanlarıyla çekici yaratımları birleştirdiler.

Paris’teki Michelin yıldızlı restoranlar hep Fransız mutfağı uygulayanlardır. Hiçbir yabancı ülkenin mutfağı bu restoranların önüne geçemedi. Paris’teki Ledoyen, Alain Ducasse gibi restoranlarda yaşadığım, kendime yarattığım huzur anlarını ömrümün sonuna kadar unutmam mümkün değil.

BEŞ KITADA BİN ŞEF

Geçtiğimiz pazartesi günü Fransa Büyükelçiliği’nde “1000 şef, 1000 menü, 5 kıta” sloganıyla Gout de France olarak adlandırılan yemek, Büyükelçi Charles Fries ev sahipliğinde gerçekleşti. İstanbul’daki ünlü otel şeflerinin özenle hazırladığı Prunier havyarı, kalamar, kral ördek ve mandalinalı çikolata tatlısı büyük beğeni toplayarak yemeğin sonunda uzun süre alkış aldı.

Büyükelçiliğin muhteşem yemek salonunda ABD Büyükelçisi John Bass, Avustralya Büyükelçisi James Larsen ve sınırlı sayıda diplomat vardı. Sunuma her zaman önem veren Fransızlar, hem şekil hem maksat ikilisini bir arada tutmayı bilmişler.

Yorum Yazın

Son Yorumlar