Denizlerimizde Neler Oluyor

 

Denizlerimiz ciddi tehlike altında. FAO eski Başkanı Jacques Diouf demişti ki: “2049 yılında dünya denizlerinde canlı kalmayacak.” Bu gidişe dur demek için dilimizin döndüğünce çaba sarf ediyoruz. Sadece zamansız ve usulsüz avlanma değil deniz canlılarını bitiren, sanayi atıkları, insanların denize bıraktıkları çöpler… Zaman zaman balık çiftliklerini gezdiğimde gördüğüm manzaralar beni hayrete düşürüyor. Çiftlik artıklarının verdiği zarar tartışıladursun ağların etrafında insanların bıraktığı çöpler kaç misli daha fazla tahribat veriyor denizlere.

SÜVEYŞ KANALI ASSUAN BARAJI

Akdeniz’i o kadar etkiledi ki dengeleri bozdu. Zaten Afrika’da besleyici nehirler olmayışı nedeniyle fakir olan Akdeniz’i daha da fakir yaptı.
İnsan gücüyle yaratılan büyük ölçekli değişimlerin en önemli iki tanesi Süveyş Kanalı ve Assuan Barajı, balık trafiğini çok etkiledi. Fosfat ve nitrat açısından zengin olan su Doğu Akdeniz’de özellikle Nil’in ağzından Kıbrıs’a kadar uzanan bölgedeki hayatı büyük ölçüde etkiledi. Günümüzde bu taşkın sular toprağın verimini arttırmak için kullanılıyor. Fakat bu kayıplar balıkçılar tarafından hissediliyor. Önceki yıllarda omega 3 yağ asidinin en çok olduğu balıklardan sardalye 20 bin ton yakalanırken bu sayı 1000 tona düştü.

DENİZLERİMİZİN YENİ MİSAFİRİ

Kanaldan geçerek denizlerimizin başına dert olan zehirli balon balığı dışında hoş ve çok güzel bir misafir geldi. Ama denizlerimizi sevip yerleşti artık bu güzel konuk. Ülkemizde adına “kanal balığı” da denilen lampuka. Eğer dünya balıklar güzellik yarışması düzenlenseydi mutlaka lampuka balığı kraliçe seçilirdi.
Birkaç yıl önce Gökçeada’da Kuzu Limanı’nda bir akşam yürüyüşü sırasında balıkçıların teknede 5-6 kişilik bir sofra kurduklarını ve tavada balık pişirdiklerini gördüm. “Afiyet olsun” dedikten sonra balığın ne olduğunu sordum. “Ağabey yabancı balık bu, biraz yağsız o yüzden tavada pişiriyoruz, iki yıldır bölgede görülmeye başladı” dediler. Ben de hemen “Lampuka mı?” diye sordum. Marmaris’ten yukarılarda pek nadir rastlanan lampukayı Gökçeada’da görünce çok şaşırdım. Hawaii'de "mahi mahi", Kuzey Amerika'da "dorado" isimli balık, kılıç balığı familyasındandır. Ama tek eksiği kılıcının olmayışıdır!

MEYDAN OKUYUCU

Denizlerde saldırganlığıyla bilinen lampuka meydan okuyan tavrı yüzünden balıkçıların avlamaktan büyük zevk aldığı bir balıktır. Oltadaki küçük balıklara saldırır.
Gücü ve mücadeleci ruhu onu farklı kılan bir özelliktir. Yakalandıktan sonra su yüzeyindeki sıçramaları, tekneye alındıktan sonra uzun süre direnişleri çok mücadeleci olduğunu gösterir.
Dişi, erkek olduğunu anlamak çok kolaydır lampuka balığının. Morfolojik değişime uğramayan kafa tarafı düzgün gözükeni dişi, morfolojik değişime uğrayan lampukanın baş tarafında çıkıntı olanı erkektir.
Canlı ispari ile avlamak oldukça kolaydır. Yemi aldıktan sonra hemen yutmaz uzaklaşır. Sabırlı olmak lazım. Güven duyduktan sonra yemi bütün olarak yutar. 15-20 metre misinayı götürmesine izin verip acele etmeden tekneye alırsanız kaçma şansı azalır.
Balıkçıların yağsız, tatsız dediği balığı iyi bir marinasyonda dinlendirirseniz istediğiniz usulde pişirip mükemmel bir lezzeti yakalayabilirsiniz.
Lezzetli olmayan balık yoktur, işlemesini ve pişirmesini bilmek gerekli.

 

Yorum Yazın

Son Yorumlar