0Yorum

Sevgi Yüklü İnsanlar

Babası, üç yaşındaki kızını, gayet pahalı kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir yaldızlı kağıdı kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı. Yılbaşı sabahı küçük kız paketi getirip “Bu senin babacığım,” dediğinde çok üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına.

Bir gece önce yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat kutunun içi boştu. Kızına yine çıkıştı: “Birisine hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?”

Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı: “O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!”

Babası o kadar çok üzüldü ki koştu, kızına sarıldı. Beraberce ağladılar.

Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, morali bozulsa, kendini kötü hissetse, kutuya koşar içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı.

Aslında bütün insanlara böyle bir kutu mutlaka verilmiştir. Zor zamanlarda bu kutuyu çıkarıp içine bakabilmeyi başarmak, mutluluğun anahtarlarından biri olsa gerek.

Hepimiz zaman zaman bunalımlı günler geçiririz, hayat üstümüze gelir sıkılırız. Ama inanın sizin de zor zamanlarınızda sizi mutlu edebilecek böyle sayısız kutularınız vardır. Bütün sorun kendinizi günlük yaşamın telaşında, sorunların içinde unutmadan önce kutularınızı hatırlamaktır.

Her gün yeni bir yaşama başlıyoruz. Birçoğumuz iç sıkıntılarıyla, yorgun ve kafasında dolaşıp duran pek çok sorunlar başlıyor yeni güne. İşimiz, eşimiz, çocuklarımız derken kendimizi unutuyoruz bu hayatın akıp giden döngüsünün içinde. Oysa böyle olmamalı ve önce kendimize günaydın diyerek başlamalıyız yeni güne, yeni haftaya.

Özellikle hep yeni başlangıçlar isteyenler, “Bir gün yaparım” diyenler için bilmelisiniz ki o bir gün hiç gelmeyecek, eğer şimdi başlamazsanız. Ertelemeyin, isteklerinizden vazgeçmeyin ve herkesten önce her şeyden önce kendinizi sevin.

Ayla Hatırlı, sevgi dolu yüreğiyle, kendisiyle barışık kişiliğiyle, pozitif enerjisiyle yıllardır gıpta ile izlediğim çok değerli bir Ankara hanımefendisidir. Özel günlerinde, iş toplantılarında değerli insan, saygıdeğer hanımefendi Şükran Atakul ve dostlarıyla Trilye’de bir araya gelen Ayla Hanım, hedeflediği tüm işleri ertelemeyip hayata geçiren çok özel bir insandır.

ANKARA’YA CANLILIK KATIYOR

Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Ayla Hatırlı, başkentimiz için önemli bir değerdir. ANAÇEV, ülkemizde çağdaş eğitime destek olmakta; bilimsel ve teknik gelişmeleri izleyerek, yeni bilgi ve yöntemleri eğitim yolu ile yurttaşlarımızın hizmetine sunmakta, okul öncesi eğitimi, öğrenci bursları ve yetiştin eğitimi yoluyla bu amacını gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

ANAÇEV Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Hatırlı, pek çok ödüle layık görülmüş olup büyük bir heyecanla insanlara yardım etmenin ve sevgi dağıtmanın mutluluğunu yaşamaktadır.

İLK KADIN ÖZEL KALEM MÜDİRESİ

Özel Kalem Müdürlüğü, devletin zirvesindeki yöneticilerin bütün sırlarını taşıdığı ve ölünceye kadar ketumluğunu koruduğu çok ulvi bir görevdir. Türkiye’de kadınların sosyal hayattaki en etkin varlığının hissedildiği bu önemli görevi Ayla Hanım, pek çok bakanın özel kalem müdireliğini yaparak Cumhuriyet tarihine geçmiştir. En mahrem bilgilere sahip birisi olarak güvenilirliğini her zaman hissettirmiştir Ayla Hanım. Emekli olduktan sonra köşesine çekilmeyip deneyimlerini, çalışkanlığı ve vizyonuyla aktarmaya devam ediyor.

ETKİNLİKLER DÜZENLİYOR

Ayla Hanım, 22 yıldır ANAÇEV’le yaşıyor, sürekli çalışıyor, sevgi dağıtıyor. Geleneksel alışveriş günlerinden, defilelere kadar pek çok etkinlik düzenleyerek öğrencilere burs imkanı sağlıyor. Yepyeni pek çok proje geliştiriyor. Kısacası hiç durmuyor. Başkente canlılık ve renklilik katıyor. Birbirinden değerli hanımefendilerle ülkemize faydalı olmaya çalışıyor.

Mutluluğu tatmanın tek çaresi onu sevgi ile paylaşmaktır. İyi pazarlar.

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.