0Yorum

İyimserlikle Yücelenler

Kralın biri avlanmaya çok düşkündür ve hafta sonlarını av peşinde geçirir. Günlerden bir gün dikkatsizlik sonucu silahı geri teper ve işaret parmağının kopmasına neden olur. Tedbirsizliği nedeniyle veziri suçlar. Hayatının zindan olduğunu söyleyerek hayıflanır, vezir özür diler ve moral vermek amacıyla da krala belki bu kötü olayda da iyi yönler olabileceğini söyler.

Kral: “Bu işin neresinde iyilik olacak? Ben artık özürlü biri oldum. Ancak senin ihmalin yüzünden olduğu için seni görevden alıp hapse attıracağım,” der.

Vezir kaderine razı olur ve “Hapishanede olmamın da iyi bir yönü olabilir,” diye düşünür.

Av merakı hastalık derecesinde olduğu için bir süre sonra kral yine avlanmaya gider.

Bu arada bir ceylanın peşine düşerek yollarını kaybederler. Daha önce hiç tanımadıkları ıssız bir ormanın içinde kaybolurlar. Bir süre sonra da bir yamyam kabilesine yakalanırlar. Hemen tamtamlar çalar, ateşler yakılır, ateşin üzerine kazanlar koyularak sular ısıtılmaya başlanır.

Esirleri sırayla soyarlar ve kısa bir kontrolden sonra ateşe atarlar.

Sıra krala gelmiştir. Kralın parmağının durumunu görünce onu ateşe atmazlar çünkü inançlarına göre vücudunda herhangi bir yara bere, özür bulunan kimseler kurban olamaz.

Bu nedenle kralı serbest bırakırlar. Kral eksik parmağı sayesinde ölümden kurtulmuştur. Dönüş yolunda vezirinin söyledikleri aklına gelir ve onu hapse attırdığı için pişmanlık duyar.

Saraya döndüğünde hemen vezirini serbest bırakarak kendisinden özür diler ve eski görevine getirir. Bunun üzerine veziri, “Özür dilemeniz gerekmez saygıdeğer kralımız, çünkü eğer ben hapiste olmasaydım muhtemelen sizinle birlikte olacaktım ve bir özrüm olmadığı için de kızgın kazanlarda kaynayacak, şimdi yaşıyor olmayacaktım” der.

Taylan Bilgel, tanıdığım en pozitif, iyimser, yüreği sevgi dolu insanlardan birisidir.

İnsanlar belli bir yaştan sonra dostlarıyla yaşarlar. Dostluk, arkadaşlık farklı konumlandırılan kavramlardır. Pek çok arkadaşınız olabilir ama dost olmak farklıdır. Taylan Bilgel, çok uzun yıllardır nefesini ensemde hissettiğim özel bir dost, ağabeylik sözcüğüne tam anlam katan bir ağabeydir.

DEMİREL’İN CAN DOSTUYDU

Subaylık yıllarımın sonlarında, sivil hayattaki çabalarımda her zaman yanımda hissettiğim Bilgel, merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in en sevdiği, güvendiği, vefalı, kadim dostlarındandı. Güniz Sokak’ta en sıkıntılı anlarında Süleyman Bey’in yanından ayrılmayan, makamları sona erdikten sonra da onlara olan bağlılıklarını hiç yitirmeyen, nesli tükenen kelaynak kuşları gibidir Taylan Bilgel. Rahmetli babasının sık sık söylediği “Oğlum elinde imkan varsa dostlarına yardım et, yarın çok geç olabilir” sözünü sık kullanan ve bu temenniyi uygulayan iyiliksever bir insandır Taylan Bilgel.

ANKARA’DAN BAŞLAYAN HİKAYE

Taylan Bilgel, Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra üniversite eğitimine Ankara İktisadi Ticari Bilimler Akademisi’nde devam etmiştir. Öğrenimini tamamladıktan sonra başkentteki Gül Palas Oteli’ni işletmeye başlayarak ticaret hayatına atılmıştır.

1983 yılından itibaren kurucusu olduğu Anadolu Otomotiv’in yönetim kurulu başkanlığını yapan Bilgel, şu anda da İstinye’de kurduğu İstinye Petrol’ün yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmektedir.

Taylan Bilgel Doğan Holding’de uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. Zor günlerin en sadık dostudur. Pozitif enerjisiyle, güler yüzüyle elektriğini hissettiren, her zaman olumlu düşünen müstesna bir kişiliğe sahiptir.

SPORA ÇOK DÜŞKÜN

Gençlerbirliği takımında da asbaşkanlık yapan Taylan Bilgel, koyu bir Fenerbahçe taraftarı ve kulübün divan kurulu üyesidir. Büyük Kulüp’te de divan kurulu üyesi olan Taylan Bey, genç yaşta iş dünyasında üretici ve yaratıcı fikirleriyle öne çıkan Fazıl Bilgel’in babasıdır.

İnsanlarla uzun yıllar hiçbir iş ilişkisi olmadan, hiçbir karşılık beklemeden sürdürdüğü yakınlıklar Taylan Bey’i farklı kılan en önemli özelliğidir.

Hayatımızda yediklerimiz değil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar; kazandıklarımız değil, biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar. Okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar. Başkalarına verdiğimiz öğütler değil, bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar.

Taylan Bilgel, görünmez bir el gibi herkese yardımı dokunan, sosyal sorumluluk projelerinde her zaman ön safhada yer alan, bir o kadar da mütevazı bir yaşam içinde olan yapısıyla insanların gönlünde taht kurmaktadır.

Taylan Bilgel’i tanıdığımdan beri hiçbir zaman yalpalamayan, düşüncelerinde bir ileri bir geri adım atmayan, çizgisini her zaman koruyan yapısıyla hep gıpta etmişimdir.

Ankara’nın bağrından çıkıp, Ankara’yı unutmayan, fırsat buldukça büyüklerin, dostların ziyaretine gelen Bilgel, Ankara tutkunudur.

Gerçek dost elini tuttuğunda kalbine de dokunandır. İyi pazarlar.

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.