0Yorum

Edebiyatın Özel Yetenekleri

Büyük kedi kuyruğuyla oynayan kediye sordu:

“Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?”

Küçük kedi şöyle yanıt verdi:

“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğun da kuyruğum olduğunu öğrendim,” dedi. “Kuyruğumu kovalıyorum, kovalıyorum… Sonunda onu yakaladığım zaman, biliyorum ki mutluluğu yakalamış olacağım.”

Yaşlı kedi gülümsedi:

“Gençken ben de senin gibi, mutluluğun kuyruğum olduğuna inanıyordum” dedi. “Yıllar geçtikçe anladım ki ne zaman onu kovalasam, o benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi işime baksam o hep peşimden geliyor.”

Ayşe Kulin, yüreğinin götürdüğü istikametteki yetenekleri kullanarak mutlu olduğu yazarlık mesleğinde zirveye tırmanan çok değerli bir insandır.

Ayşe Hanım’ı uzun yıllardır tanırım. Çanakkale eski Kültür ve Turizm İl Müdürü ablam Lale Sümer, kendisiyle çok eski yıllar önce dostluk kurmuştu ve sürekli ona hayranlığını anlatırdı.

ADI AYLİN ile TANINDI

İnsanların yaşamlarında bazı anlar vardır, rüzgarın yönünü değiştirip sizin arkanızdan estiği andır. Rüzgarsız havada yelkenli kullananlar gibi Ayşe Hanım, vakur ve sabırlı, titiz çalışmalarıyla çizgisini hiç bozmadan o sihirli kalemiyle güzel eserler yarattı. Ancak her zamanki gibi marifet iltifata tabidir. İltifat görmeyen marifetler zamanla körelir. İşte Adı Aylin, rüzgarın dönüp yelkenleri şişirdiği ve iltifatların yoğunlaştığı an olmuştur. Bütün Türkiye, Ayşe Kulin’in Adı Aylin isimli kitabına kilitlenmiştir. Yakınının gerçek bir öyküsünü anlatan eseriyle okuyucuların gönlünde taht kurmuştur.

ÇOK ÇALIŞKAN

Türkiye’nin adından en çok bahsettiren ünlü yazarlarından biri olan Ayşe Kulin’in başarısı tesadüf değildir. Çok çalışkan bir kişiliği vardır Ayşe Hanım’ın. Sabahları onun için en verimli saat 07.00 – 10.00 arasıdır. Çünkü bu saatlerde hayat duruyor. Yazar olma yeteneğinin doğuştan geldiğini söyleyenler olsa da kapı gıcırtısından, odanın ışık durumundan etkilenir yazarlar. Dikkatlerinin dağılmaması ve tamamen yazdıkları konuya odaklanmaları gerekir. Konsantrasyon hiçbir zaman bozulmamalı.

Kitap yazmayı bırakın, imza atmaktan bile omuzları ödem yapan Kulin, romanlarını yazarken kurgu yapıyor, bir gerçeği romana dönüştürüyor. Makinanın başına oturuyor ve sanki yukarıdan bir şeyler geliyormuş gibi yazılar su gibi akıyor. Çok okuyor, çok araştırıyor, yeteneklerini birleştirip muhteşem eserler yaratıyor Ayşe Kulin.

BİLMEDİĞİMİZ HAYATLARA DOKUNUYOR

Romanlarla, edebiyat öyküleriyle bilmediğimiz pek çok hayatları öğreniyoruz. Kitap okuyarak ufkumuz, bakış açımız, empati duygularımız gelişiyor. Romanlar insanı dinlendiriyor, başka dünyalara götürüyor. Ama elinize aldığınız kitabın sıkıcı olmaması, akıcı ve sürükleyici, anlaşılır olması yazarın hünerinde. İşte bunu en iyi becerip ismi ölümsüzleşen Ayşe Kulin, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde editör olarak çalıştı. Merdivenleri hep basamak basamak çıktı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.

İlk kitabı öykülerden oluşan Güneşe Dön Yüzünü, 1984 yılında yayınlandı. Bu kitaptaki “Gülizar” adlı öyküyü, “Kırık Bebek” adı ile senaryolaştırdı ve bu sinema filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü’nü kazandı.

1986 yılında sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği’nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü’ne hak kazandı. 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk’un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, “Foto Sabah Resimleri” adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazandı.

1997’de yayınlanan Adı Aylin adlı biyografik roman ile İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999’da Sevdalinka romanı yayınlandı. Sürekli ödüllere layık görülen Ayşe Kulin, her zaman yazdığı kitaplarla ses getirdi. Cumhuriyet, Güneş, Dünya gazetelerinde muhabirlik, çeşitli dergilerde yazarlık ve yazı işleri müdürlüğü yapan Kulin, 2004 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Turkcell adına yaptığı Kardelenler adlı çalışmasının telif gelirlerini Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları projesine bağışlamıştır ve bunun gibi pek çok sosyal sorumluluk projesiyle ülkemizin insanlarının yaralarına çare olmaya çalışmaktadır.

Sade yaşamı, mütevazı kişiliği ile insanların sempatisini kazanan Kulin’in eserleri Çince’den Portekizce’ye kadar 22 dile çevrilmiştir. Uluslararası bir edebiyat ödülü olan Dublin Impac Ödülü’ne 2011 yılında Veda romanı ile aday gösterilmiştir. 2007 yılından beri UNICEF’in iyi niyet elçisidir.

Geçtiğimiz günlerde değerli dostumuz Füsun Şener’in konuğu olarak Trilye’ye gelen Ayşe Kulin’in ne ödüllerini ne de kitaplarını anlatmakla bu sayfalara sığdıramayız.

Halka mal olmuş, ülkemizin önemli değerlerinden biridir Ayşe Kulin.

Yaşamda tüm gerçekler üç adımda gelirler: Önce alay edilir, ikinci olarak şiddetle karşı çıkılır, son olarak “Zaten belli olan bir şey” denir ve kabul edilir. İyi pazarlar.

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.