0Yorum

Yetenekler Zirveye Çıkartır

Bir gün kozada küçük bir delik belirdi, bir adam oturup saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için kelebeğin harcadığı çabayı izledi.

Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi ona.

Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi. Böylece adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başladı. Bunun üzerine kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu.

Adam izlemeye devam etti. Çünkü her an kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiçbiri olmadı! Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi.

Ne kadar denese de asla uçamadı. Adamın iyi niyeti ve yardımseverliği ile anlayamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çabanın, doğanın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede de kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda uçmasını sağlamak için seçtiği yol olduğuydu.

Prof. Dr. Recai Pabuçcu, yaşamı boyunca gösterdiği çabaların sayesinde zirveye oturmuş, çok değerli bir bilim insanıdır.

Recai Hoca’yı, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde görev yaptığı yıllarda tanımıştım. Çalışkanlığı ve yetenekleri onu kısa zamanda farklı kılmıştı. Kapısına kim gelirse gelsin baştan savma hiçbir iş yapmaz, sonuna kadar hastası ile ilgilenirdi. Sezeryana giren hastaların elinden tutup güven veren, kimsesizlerin, torpili olmayanların ağabeyi olan, doğru teşhisler koyup pek çok hastanın yaşama dönmesinde önemli rol oynayan Pabuçcu, çok özel bir insandır.

İŞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ

Engin bilgi ve donanımıyla bilimin gösterdiği yolda ilerleyen, hastalarının işini hiçbir zaman şansa bırakmayan Recai Hoca’nın ismi kısa sürede Ankara’nın dışında tüm Türkiye’de ve yurt dışında duyuldu. Sürekli okuyan ve tıptaki gelişmeleri yakından takip eden Prof. Dr. Recai Pabuçcu kısırlıkta son tedavi yöntemlerini hastalarına uygulayarak binlerce mutsuz ailenin yüzünü güldürdü. Yıkılmak üzere olan yuvaları bir araya getirdi ve onlara umut ışığı oldu.

Görsel ve yazılı medyada insanları bilgilendiren, doğru bilinen yanlışları hiç usanmadan defalarca dile getirip anlatan Recai Bey, güler yüz, kaliteli hizmet, üstün başarı ile modern teknolojinin uzman kadrolarla birleştirilmesinin daima iyi sonuçlar doğuracağını söyler.

ÜREME TIBBI ÖNEMLİ

Annelerin sağlıklı bebekler dünyaya getirmeleri o kadar önemli bir konudur ki gelecek nesilleri etkiler. Bu nedenle yaptığı işin çok hassas olduğunu, hata kabul etmeyecek bir çalışma yapılması gerektiğini ve en ufak bir ihmalin ciddi sonuçlara neden olabileceğini sık sık dile getiren Prof. Dr. Recai Pabuçcu, ilk yıllardaki heyecanını, hastalarından aldığı iyi sonuçları gördükçe daha da arttırmaktadır. Direktörlüğünü yaptığı Centrum Tüp Bebek Merkezi’nde üç binden fazla bebekle yaşamı buluşturmanın mutluluğunu yaşamaktadır.

Karşılığı hiçbir maddi değerle ölçülmeyecek bu ulvi hizmeti uzun yıllardır yapan Pabuçcu, Türk tıbbında önemli bir yere sahiptir.

1985 yılından beri üreme tıbbı ile ilgilenen Recai Hoca, yurt dışında tüp bebek eğitimi almış ilk hekimdir

VICTOR GOMEL İLE ÇALIŞTI

1975 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Askeri Hekim olarak mezun olan Prof. Dr. Recai Pabuçcu, 1979 – 1983 yıllarında GATA Kadın Doğum Anabilim Dalı’nda Asistanlık, 1983 – 1984 yıllarında ise Başasistanlık görevi yaptı. 1984 yılında Yardımcı Doçentliğe atandı. 1985 – 1987 yıllarında British Columbia Üniversitesi Vancouver Kanada Jinekolojik Mikrocerrahinin kurucularından ve dünyanın en ünlü laparoskopi uzmanlarından Prof. Dr. Victor Gomel’in yanında Clinical Fellow olarak çalışıp, üreme endokronolojisi, laparoskopi, histereskopi mikrocerrahi ve tüp bebek konularında eğitim aldı.

1995 yılında GATA Anabilim Dalı Başkanlığı’na atandı. Aynı yıl GATA’da tüp bebek ünitesini açtı ve çalışmalarına başladı. Bu tüp bebek merkezi Sağlık Bakanlığı’nca eğitim merkezi seçildi. Hem öğretim üyesi hem de klinik bazında Türkiye’de çok önemli bir klinik olarak GATA Kadın Doğum Kliniği ismini duyurdu. Ayrıca Avrupa Board’una girme çalışmalarını başlattı. 2004 yılında GATA Yüksek Bilim Konseyi üyeliğine atandı. TSK Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması hizmetlerini kurdu ve koordinatörü olarak görev aldığı dört yıllık dönemde bütün Türkiye’yi üç kez dolaşarak seminer, konferans ve brifingler verdi.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği’nden Dünya Menapoz Cemiyeti’ne, Amerikan Laparoskopi Derneği’nden Avrupa Üreme ve Embriyoloji Cemiyeti’ne kadar pek çok derneğe üye olan Prof. Dr. Recai Pabuçcu, deniz ürünlerine ve balığa da oldukça ilgilidir ve denizcilik, tekne, spor, yüzme gibi hobilere sahiptir.

Centrum Tüp Bebek Merkezi’nin 13 yıldır direktörlüğünü yapan Prof. Dr. Recai Pabuçcu, yüzlerce kongrede konuşmacı ve oturum başkanı olarak yer aldı. Ulusal ve uluslararası alanda beş kez Histereskopi ve iki kez Tüp Bebek Kongresi düzenledi. 150’den fazla iç ve dış yayın hazırladı. 65 bildiri sundu, 3 kitap yazdı, 13 kitaba bölümler hazırladı.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de sürdüren Recai Bey, koltuklarında bu kadar çok karpuzu kırmadan taşımaktadır.

Silahlı Kuvvetler’de uzmanlığı olanların emekliliği olmaz. O aslında GATA’dan emekli olmadı, sadece iş değiştirdi. 1993 yılında profesör oldu. Sevdiği işi yaptığı ve insanlara büyük yararlar sağladığı için çok mutlu, kendisiyle barışık ve yıllara meydan okuyarak hep genç kalmayı başardı. O, artık Türkiye’ye mal olmuş, tıp dünyasının en başarılı isimleri arasına kendisini altın harflerle yazdırmış, çok önemli bir değerimizdir.

Prof. Dr. Recai Pabuçcu, kıskançlık, çekememezlik gibi konularla hiç ilgilenmeyip büyük hedeflerinin peşinde koştu. Uzun yıllar emek verdiği kurumdan emekli olduktan sonra kendi alanında imparatorluğunu kurarak tahta oturdu, enerjisini hep başarı ve insanlığa hizmet için harcadı. Ama hala yolun başındaymış gibi. Hiç tükenmesin heyecanınız, iyi ki varsınız!

Bir şeyi başarmak için ona kesin karar vermekten başka başarıya ulaştırıcı bir yol bilmiyorum. İyi pazarlar.

Not: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

 

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.