0Yorum

Ülkemizin Önemli Değerleri

Evliliğinde şiddetli fırtınalar ve süregelen geçimsizlik yaşayan adam, evini terk ederek annesinin evine gelmişti. Annesi ona sarıldı ve bir öğüt verdi:

“Git, eşinin söylediklerini dinle oğlum.”

Adam annesinin öğüdünü tuttu; o akşam eve gittiğinde, eşinin söylediklerini dinlemeye başladı. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra adam, yine aynı nedenle annesine geldi. Annesi bu kez oğluna şefkatle sarıldı ve onun saçlarını okşamaya başladı. Sonra da kulağına, yeni bir öğüt fısıldadı:

“Şimdi eve git ve eşinin söylemediği her sözcüğü dinle” dedi. “Çünkü sevgiye ulaşan yolun kapısının gerçek anahtarı, sevdiğini kulaklarından önce, kalbinle dinleyebilmektir.”

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, herkesi kalbiyle dinleyen ve kalbi ülke sevgisi için çarpan çok değerli bir insandır.

Türkiye’de uluslararası ilişkiler denilince akla ilk gelen isim olan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’yı uzun yıllardır tanırım. Yurt dışı seyahatlerimde uçakta sık karşılaştığım Bağcı, kongreden kongreye koşturmakta, ülkemizin menfaatlerinin korunması için büyük çaba sarf etmektedir.

ÇOK YÖNLÜ KİŞİLİK

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, uzun yıllardır Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı görevini yürütmekte, öğrencilere hiç unutamayacakları kadar zevkli dersler anlatmaktadır. Sadece üniversitenin içinde kalmayıp sürekli hayatın içinde olan Bağcı, çok çalışkan ve oldukça yardımseverdir. Okula yeni başlamış öğrenciden tutun, sokakta karşılaştığı hiç tanımadığı bir insanın bile dertlerini dinleyip yardımcı olmaya çalışır.

BİLGİNİN GÜCÜNE İNANIR

Ne zaman uluslararası arenada bir sorun ya da Türkiye’nin adının geçtiği bir kriz çıksa, ulusal veya yabancı televizyon kanalları, uykusunda bile olsa Hüseyin Hoca’yı bulup yorum almak isterler. Doğruluğuna, tarafsızlığına, dürüstlüğüne olan inanç kendisini farklı kılmıştır.

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı son yüzyıla ait dünya ve Türkiye siyasi tarihine son derece vakıftır. Çok okuyan, çok gezen Bağcı, Almanların “Bilmek güçtür” sözünü öğrencilerine anlatır. Pek çok öğrencisiyle tesadüfen tanıştığımda hepsi onun eğlenceli geçen derslerini bir türlü unutamadıklarını söylüyor.

YABANCI LİDERLERLE YAKIN DOSTLUK

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Edirne’nin Uzunköprü İlçesi’nde dünyaya gelip ilkokul, ortaokul ve liseyi Trakya’nın nefesini alarak memleketinde tamamlamış daha sonra Almanya’da Bonn Üniversitesi’nde yüksek öğrenimini ve doktorasını aynı bölümde yapmıştır. 1988 yılında Türkiye’ye dönüp 1992 yılında Doçent, 1998 yılında Profesör olmuştur.

Milli Güvenlik Akademisi, Türkiye Orta Doğu İdaresi, Avrupa Topluluğu Merkezi ve dünyanın değişik üniversitelerinde konferanslar veren Bağcı, gerçekten Türkiye’nin göğsünü kabartan önemli bir değerdir.

Çeşitli ülkelerdeki üst düzey toplantılarda onu Rusya Devlet Başkanı Putin ile ya da Almanya Başbakanı Merkel ile yan yana sohbet ederken görmek hiç şaşırtıcı değildir. Samimi, dürüst ve candan yaklaşımları onun dünyanın her ülkesinde tanınmasını ve sevilmesini sağlamıştır.

ENERJİSİ YÜKSEK

Gençlik yıllarında spora çok düşkün olan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın müthiş enerjisine hep gıpta ile bakarım. Herhangi bir ülkenin büyükelçisinin veda yemeğinde öğle saatlerinde Trilye’de bulunup, öğleden sonra başka ülkede bir toplantıya katılmak üzere tatlısını bitirmeden havaalanı yolunu tutar. Bir gün sonra Türkiye’ye gelip konferans vermek veya bir televizyon yayınına katılmak onun için artık sıradan işlerdir.

Trakya’nın suyunun, toprağının etkisi midir yoksa deniz ürünlerinden aldığı yararlı yağlar mıdır bilemem ama enerjisi çok yüksek olan Hüseyin Hoca ile ne kadar gurur duysak azdır.

Dünyanın birçok kıtasında 89 ülkede uluslararası alanda 100’den fazla konferansa katılmış olan Hüseyin Bağcı, aralarında merkezi Londra’da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırma Enstitüsü (IISS) ve Brüksel’deki Avrupa Strateji Grubu üyesidir.

 

Türkiye’de Dış Politika Enstitüsü Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Prof. Bağcı, ülkemizdeki pek çok akademik dergide yayın kurulunda yer almaktadır. Sekiz dilde makaleleri yayınlanan Hüseyin Bağcı’nın beş kitabı ve 100’den fazla makalesi bulunmaktadır. Ödüllere doymayan Bağcı, son derece mütevazı bir insandır. 2000 yılında “En Başarılı Akademisyen Ödülü”ne ODTÜ tarafından layık görülen Bağcı’nın “Demokrat Parti Döneminin Dış Politikası” konulu doktora tezi Türkçe’ye çevrildikten sonra büyük ilgi görünce “Celal Bayar Ödülü”nü aldı.  

2004 yılında merkezi İsviçre’nin Basel kentinde bulunan Avrupa Kültür Vakfı’nın “Avrupa Bilim Ödülü”nü alan Prof. Bağcı, 2004 – 2005 akademik yılında “ODTÜ Yılın Eğitmeni Ödülü”ne layık görüldü. 2007 yılında Bonn Üniversitesi ile Roma’daki La Sapienza Üniversitelerinde ve 2008 yılında da Polonya’daki Lublin Üniversitelerinde öğretim üyesi olarak ders veren Prof. Bağcı’nın başarıları parmak ısırtıyor.

Hem okulunda, hem Türkiye’de hem de dünyanın pek çok ülkesinde insanların sevgisini, güvenini kazanmak her faniye nasip olmayacak çok önemli özelliklerdir.

Tırmanmayı göze alan, zirvenin de hazzını yaşar. İyi pazarlar.

Yorum Yazın
Trilye’nin Meze Yolculuğu

Trilye’nin Meze Yolculuğu

Yorulduk aynı mezelerden dedim; ama bıktık, sıkıldık, demedim… Lodosta yakalanmamış, Boğaz girişinde veya Karadenizde tutulmuş büyük bir torikten.