Avusturya Cumhurbaşkanının Pazarda Balık Keyfi

Sokak satıcılarının ve pazarların öneminden geçen hafta da bahsetmiştim. Temiz ve hijyen kurallarına uyan satıcıların ve işletmelerin ürünlerinin her zaman tercih sebebi olduğuna değinmiştim.

Geçtiğimiz hafta sonu Avusturya’nın başkenti Viyana’da ilk durağım yine pazardı. Avusturya’nın en popüler pazarı Naschmarkt’ta peynirden sosise yüzlerce çeşit ürün bulmak mümkün. Hepsi taze ve günlük. Viyana’ya yakın köylerde üretilen artizan ürünlerin satıldığı pazar burası. Sebzelerin, meyvelerin zenginliği ve çeşitliliği de göz kamaştırıyor.

NAUTILUS BALIK RESTORANI

Pazarın içinde sevimli, sıcak atmosfere sahip restoranlar mevcut. Avusturya denize kıyısı olmamasına rağmen balık ve deniz ürünlerine karşı oldukça ilgili. Göllerden ve nehirlerden yakalanan balıklar da bu pazarlarda satılıyor. Kuzey denizinden gelen istiridyeler, midyeler, deniz tarakları, halibut balıkları, sardalyeler, kalkanlar, uskumrular o kadar taze ki deniz kokusunu rahatlıkla hissedebiliyorsunuz.
Öğlen saatlerinde Nautilus isimli balık lokantasının önünden geçerken Türkçe konuşan garsonları ve balık tezgâhındaki istiridyeleri, ıstakozları, karidesleri, yengeçleri, kerevitleri görünce durağınızın burası olduğuna karar veriyorsunuz.
Sahibi bir İstanbul beyefendisi, Pangaltı, Kurtuluş bölgesinde büyümüş, misafirperver, güler yüzlü, işini çok seven birisi. Birbirinden güzel ve çok taze deniz ürünlerini size İstanbul Boğazı’nda gibi hissettirerek sunuyor Şabu Topallar. Lezzet muhteşem. Alışkanlık yapan bir balıkçı burası. Çeşit mebzul, müdavim gani. Yan masamızda Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ve eşi Margit Fischer yemek yiyordu. Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner ve bakanlar kurulunun pek çok üyesi her hafta sonu burada yemek yiyor. Şabu Bey müthiş bir güven sağlamış, titiz ve prensip sahibi. Balık restoranlarında en önemli konu güvendir.

Cumhurbaşkanı ve eşi yemek yerken hiç korumaları yoktu. Sadece şoförleri vardı yanlarında gelen. Son derece mütevazı bir şekilde yemeklerini yedikten sonra garsonla fotoğraf çektirip sıradan insanlarmış gibi arabalarına kadar yürüyüp restorandan ayrıldılar.

Şabu, İstanbul doğumlu bir Türkiyeli. Lakerdayı ve baklavayı çok seviyor. Uluslararası standartları yakalamış Nautilus Restoran’ın sahibi Şabu Bey tanıtım elçisi adeta. Yürekten bir tanıtım yapıyor. Ödünsüz bir kalite anlayışı ile verdiği hizmet onun mekanını çok cazip kılıyor. Kendisi de Viyana’da çok seviliyor. Bence Nautilus’a uğramadan Viyana’dan dönülmez.

DEMEL ve DO & CO

Türklerin gastronomi alanında çıtayı yükseltmede öncü olması çok hoşuma gidiyor. Attilla Doğudan’ın Do & Co bünyesine kattığı, imparatorluğun simgesi Demel Pastanesi’nin her katında kuyruk var.
Attila Doğudan’ın babası merhum İbrahim Bey’in ilk olarak hizmete açtığı Kervansaray Restoran kapanmış. Ama hummalı bir şekilde restorasyon çalışması var binada.

Do & Co Oteli’nin bulunduğu binada bar ve restoran faaliyet gösteriyor. Servisle ilgilenen Talia Berk, İstanbul Restoran Müdürü. Hiçbir not almadan büyük bir masanın siparişlerini aklında tutabiliyor. Geçici görevle konsepti görmesi için Viyana’ya gelmiş. New York Üniversitesi Hizmet Yönetimi ve Gastronomi mezunu. Ayrıca London School of Economics’te Turizm Ekonomisi üzerine yüksek lisans yapmış ve master sommelier. İşini çok seviyor Talia Hanım. Türklerin gastronomi alanında ayak sesleri artık çok uzaklardan bile duyuluyor.

 

 

Yorum Yazın

Son Yorumlar